Mekke ve Medinenin Tanitimi:

Umrenin Fazileti

“Hac ve Umre yapanlar Allah’ın misafirleridir. O’ndan birşey isterlerse, onlara cevap verir. Af isterlerse, onları affeder.”  (Hadis-i Şerif)

“Umre, ikinci bir umreye kadar olan günâhlara keffârettir” (Hadis-i Şerif)

“Ramazan ayında yapılan umre hacca denktir” (Hadis-i Şerif)

MEKKE


KABE-İ MUAZZAMA = BEYTULLAH = MESCİD-İ HARAM

Mescid-i Haram’da kılınan namaz başka mescidlerden 100000 defa daha faziletlidir. Mescid-i Nebevi’de kılınan namaz başka mescidlerden 1000 kat daha faziletlidir. 
“Allah bu ev için hergün 120 adet rahmet indirir. Bunun altmışı tavaf edenlere, kırkı namaz kılanlara,yirmisi de ona bakanlara, seyredenlere verilir”  (Hadis-i Şerif)
“Rüknül Yemani ve Hacerül Esved’e dokunmak günahları siler”  (Hadis-i Şerif)
“Semanın kapılarının açıldığı ve duaların kabul edildiği dört zaman vardır. Bunlardan biri, müminlerin Allah yolunda düşmanla karşılaştıkları, yağmurun yağdığı, namaz kılındığı ve Kabe’nin görüldüğü anlardır” (Hadis-i Şerif)
“Rükn (Hacerülesved) ve Makam-ı İbrahim cennet yakutlarından iki yakuttur. Eğer Allah onların aydınlıklarını (ziyasını) gidermemiş olsaydı doğu ile batı arasını sürekli aydınlatırlardı.” (Hadis-i Şerif)
Kime ki Kabe nasib olsa Huda rahmet eder
Her kişi hanesine sevdiğin davet eder. (Nahifi)

Hacerül Esved: Tavafa başlama noktasını gösterir. Hakkında bir çok rivayetler vardır. Cennetten indiği, Cenab-ı Hakk’ın bezm-i eleste bütün insanlardan kendisini Rab olarak tanımları hakkında aldığı sözü içinde taşıdığı ve buna uyanlara Kıyamet gününde şahitlik yapacağı, Hacerülesved’e dokunanın Rahman’ın eline dokunmuş gibi olacağı gibi… Resul-i Ekrem’de bir defasında dudaklarını üzerine koyarak uzun süre ağlamıştır.

Makam-ı İbrahim: Kuran-ı Kerim’de iki yerde geçer. Hz. Peygamberimiz de arkasında iki rekat kılmıştır. Kabe kapısının karşısında 10 metre kadar mesafededir. Makam-ı İbrahim olarak bilinen cam fanusun içinde İbrahim Aleyhisselam’ın Kabe’yi inşa ederken iskele olarak kullandığı rivayet edilen taş üzerinde bulunan İbrahim Aleyhisselam’ın ayak izleri beş ila altı bin yıldan fazla bir zamandan beri muhafaza edilmektedir. Hz. İbrahim “Tevhid’in Babası” olarak nitelendirilir. Makam-ı İbrahim’de namaz kılarak bir bakıma Hz. İbrahim’in ayak izlerini takip ettiğimizi ve bu tevhidi idrake katıldığımızı gösteririz.

Altın Oluk: Kıble, Mescid’i Aksa’dan Kabe’ye çevrildiğinde Mescid-i Nebevi’nin kıblesi tam oluğun bulunduğu tarafa isabet etmişti. Bundan dolayı Resul-i Ekrem’in kıblesi olarak meşhur olmuştur.  Altın oluğun altı seçkinlerin namazgahı kabul edilir. Hz. Peygamber’in tavaf sırasında oluğun altına geldiğinde “Allah’ım senden ölüm anında rahatlık, hesap anında da af dilerim” diye dua ettiği bilinmektedir. Oluğun altında yapılan duaların mutlaka kabul edileceğine dair hadisler nakledilmektedir.

Mültezem: Hacer-ül esved ile Kabe kapısı arasında kalan kısımdır. Allah resülü(s.a.s) ‘nün de Mültezeme gelerek göğsünü ,yüzünü ve ellerini açıp oraya yapıştığı ve o şekilde dua ettiği rivayet edilmektedir.Mültezem de yapılacak duaların kabul edileceği rivayetler arasında yer almaktadır.

Müstecar: Mültezemin simetriğinde kalan, Rüknülyemani ile daha sonradan kapatılan Kabenin arka kapısı arasında kalan bölgedir. Bir rivayete göre Cenab-ı Hak Hz. Adem’in tövbesini burada, diğer bir rivayete göre mültezemde kabul etmiştir.

Rüknülyemani: Hadis-i Şerif’e göre burada 70000 görevli melek vardır. Rüknülyemani altında: “Allah’ım! Senden dünyada da ahirette de af ve senlik dilerim; Rabbimiz bize dünyada da ahirette de güzellik ihsan et ve bizi cehennem azabından koru” diye dua edenlerin dualarına amin derler.

Şazervan: Kabenin temellerinin dışarıda kalan yüzeylerinin mermer levhalarla kaplanmış yerleridir. Hicr tarafındaki kuzeybatı duvarı hariç üç tarafta da vardır.

Hicr: Hatim adı verilen duvarla çevrilidir, aslında Kabenin bir parçasıdır. Hz. Peygamberimiz (S.A.V) Kabe içinde namaz kılmak isteyen Hz. Aişe anamıza burada namaz kılmasını, çünkü buranın Kabeden bir parça olduğunu söylemiştir.

Zemzem: “Yeryüzünde bulunan suların en hayırlısı zemzem suyudur; içilmesi açlığı giderir, hastalığa şifa olur” (Hadis-i Şerif) Resul-i Ekrem efendimiz (SAV) tavaf sonrası su içerlerdi.

Safa ve Merve: “Safa Merveye göre, Mescid-i Haram’a daha yakındır ve biraz daha yüksektedir. Araları yaklaşık 400 metredir. Kuran-ı Kerim’de Allah’ın koyduğu sembollerden olduğu belirtilir. Safa ve Merve arasında yapılan say Hz. Hacer’in oğlu İsmail’e su bulmak için iki tepe arasında telaşla koşturmasının, tabi tutulduğu bu şiddetli imtihanı Allah’a olan güveni ve inancı uğruna sıkıntılara göğüs germesine bir ödül olarak başarmasının anısını canlandırır.

Arafat: Hz Adem ile Hz Havva’nın yeryüzüne indikleri ve birbirini tanıdıkları yer. Cebrail’in hz. İbrahim’e haccın nerede ve nasıl yapılacağını öğretirken geldiği yer. İnsanlar burada Hz. Adem ve Hz Havva gibi birbirleriyle tanışırlar, günahlarını itiraf ederek Allah’tan af dileyerek kulluklarını ve çaresizliklerini arz ederler.

DUALAR

Hz. Peygamberimiz Kabenin her köşesinde tekbir, tehlil ve tesbihte bulunmuş.Biz de öyle yapmalıyız.

Rüknülyemani altında: “Allah’ım! Senden dünyada da ahirette de af ve senlik dilerim; Rabbimiz bize dünyada da ahirette de güzellik ihsan et ve bizi cehennem azabından koru” Hadis-i Şerif’e göre 70000 bin görevli melek bu duaya amin der.

Zemzem içerken kabeye dönülür, Allahın adı zikredilerek 3 defa solu alakarak her defasında Kabeye bakarak zemzem içilir ve Allah’a hamd edilir. İçerken çok çok dua edilir. “Allahım! Senden faydalı ilim, bol rızık ve her dertten şifa niyaz ediyorum” şeklinde dua edilir.

MEDİNE-İ MÜNEVVERE

Hz. Muhammed (s.a.s)’in medfûn bulunduğu “Hücre-i Saadet”, Kâbe dahil yeryüzünün her noktasından, göklerden ve arştan daha üstün ve şerefli kabul edilmiştir (Tecrid, IV 258). Kabr-i saadetlerini ziyaretin faziletiyle ilgili olarak şu iki hadis zikredilir: “Kabrimi ziyaret edene şefaatim sabit bir hak olur”; “Kim ki, beni vefatımdan sonra ziyaret ederse, hayatımda ziyaret etmiş gibidir” (Acluni, Keşful-Hafâ, Beyrut 1351, II, 250).

UMRE İLE İLGİLİ AYETLER

“ Bütün insanların Allah’a ibadet etmeleri için yeryüzünde kurulan ilk mabet, alemlere hidayet,rahmet ve sevap kaynağı olan Mekke’deki Kabe’dir.” – Al-i İmran / 96 -

“ Orada apaçık nice alametler,Makam-ı İbrahim vardır. Oraya giren emniyet içinde olur. Gücü yeten, imkan ve yol bulan insanlar üzerinde, Beytullah’ı haccetmeleri, Allah’a bir kulluk borcudur.Kim bunu inkar eder, bu hakkı, bu farzı tanımazsa Allah’ın ne ona, ne ameline, ne de kainatta bulunan herhangi bir şeye ihtiyacı vardır. O bütün alemlerden müstağnidir.” – Al-i İmran / 97 –

“Ey İbrahim! İnsanları hac yapmaya çağır, dünyanın her tarafından ister yaya olarak ister nakil vasıtalarıyla gelip Rablerinin onlar için tahsis ettiği dünya ve ahiret nimetlerine kavuşsunlar, belirli günlerde ( hac günleri ) Allah’a ibadet edip onlara nimet olarak verilen hayvanları kurban ederken Allah’ın adını ansınlar ve hem kendileri yesinler, hem de fakirleri doyursunlar. Böylece maddi ve manevi kirlerini gidersinler. Hac vecibelerini ve verdikleri sözleri yerine getirsinler ve Kabe’yi tavaf etsinler.” – Hac / 27,28,29 -

“ Allah için, Haccı da Umreyi de hakkıyla eda edip tamamlayın…” – Bakara/ 196-

“ Hac ayları malum olan ( şevval- zilkade ve zilhicce) aylarıdır. Kim bu aylarda hacca niyet ederek ihramlaşırsa , artık ona söz ve fiiller, günah ve isyan içeren hal ve hareketler ile kavga, dövüş ve düşmanlık yapmak yasaktır. Sizin bütün bunlardan korunarak yapacağınız hayır ve hasenatı Allah takdir ederek sevabını verecektir. Hac süresince kimseye muhtaç olmayacak şekilde maddi yönden hazırlıklı olunuz, ancak hazırlığın en hayırlısı Allah’ın rızası doğrultusundaki manevi hazırlıktır. Ey akıl sahipleri, benim emirlerime ters düşmekten sakınınız.” – Bakara / 197-

UMRE İLE İLGİLİ HADİSLER

“Umre, ikinci bir umreye kadar olan günâhlara keffârettir. Mebrûr haccın karşılığı ise ancak cennettir” (Nesaî, Hac, 3, Zekat, 49, İmân, 1; Dârimî, Menâsik, 7, Salât, 135; Tirmizî, Hac, 6; Ahmed b. Hanbel, I, 387, III,114, 412, IV, 342).

“Hac ve Umre yapanlar Allah’ın misafirleridir. O’ndan birşey isterlerse, onlara cevap verir. Af isterlerse, onları affeder. ” (İbn Mâce, Menâsik, 5).

Hadiste şöyle buyurulur: ” Hac ve umreyi peşi peşine yapınız. Bu ikisi, körüğün; demir, altın ve gümüşün pasını yok ettigi gibi, fakirliği ve günâhları yok eder. Mebrûr haccın sevabı ancak cennettir” (Tirmizî, Hac, 2; Nesâî, Hac, 6; İbn Mâce, Menâsik, 3)

Yorumlar

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>